Etiket arşivi: Orgazm Olamamaya Karşı Estrogenolit

KİLO VERDİKÇE CİNSEL YAŞAM İYİLEŞİYOR

Estrogenolit Damlası

Cinsel sorunu olanlar size nasıl geliyor? En çok hangi problemlerle karşılaşılıyor? Neler yapıyorsun?
Cinsel sorunlar geniş bir yelpazede yer alıyor. Kadınlarda cinsel isteksizlik, uyarılma sorunları, orgazm problemi, cinsel ağrı ve özellikle ülkemizde vajinismus yaygın. Erkeklerde ise sertleşme sorunu, erken boşalma, libido kaybı gibi problemler görülüyor. Kadınlarda cinsellikte konsantrasyon sağlayamama, zevk almama gibi şikâyetler de mevcut. Aslında cinsel hayatınızda herhangi bir mutsuzluğunuz varsa biz bunu bir sorun olarak değerlendiriyoruz. Sizi, eşinizi veya çift olarak ortak mutluluğunuzu engelleyecek her soruna çözüm üretiyoruz.
Cinsellik üzerine olan konular ya ayıp ya yasak. Konuşmadan nasıl çözeceğiz?
Gerçekten de cinsellik tüm dünyada hâlâ tabu. Her 3 kişiden 1’i en az bir cinsel sorun yaşıyor. Buna rağmen 10 kişiden yalnızca 1’i bir uzmana başvuruyor. Çiftlerin neredeyse yarısı cinsel sorunlarını veya mutsuzluklarını aralarında konuşamıyor. Bu nedenle cinsellikle ilgili yanlış bilgiler ve şehir efsanelerine çok rastlanıyor. Oysa cinsel sağlık hem genel sağlığın, hem de aile sağlığının önemli bir göstergesi. Bu konuda konuşmak çözüme giden ilk adım. Bazen çiftler sorunlarını aralarında konuşabildiklerinde tedaviye bile gerek kalmıyor.
Şişmanlık cinselliği etkiler mi?
Şişmanlık cinselliği birçok açıdan etkiliyor. Özellikle bel çevresi genişliğinin ve yağ fazlalığının seks hormonları üzerinde ciddi olumsuz etkisi var. Cinsel isteği, uyarılmayı, sertleşmeyi, orgazm ve boşalma sürecini etkileyen seks hormonları yağ fazlalığı durumunda azalıyor. Sonuçta cinsel sorunlar başlıyor. Şişmanlık cinsellik için gereken fiziksel performansı azaltıyor. Yine cinsel sorun riskini 2 kattan fazla artıran diyabet, yüksek tansiyon gibi sorunlara yol açıyor. Bir de cinsellikte vücut imajı çok önemli. Vücudundan memnun olmayanlar cinsellikte kendilerini rahat hissedemiyor ve bu uyarılmayı düşürüyor.
Şişman olan herkesin cinsel yaşamda sıkıntısı olur mu?
Şişman olanların cinsel sorun yaşama riski çok yüksek. Kilolu erkeklerin %85’inde testosteron düşüklüğü karşımıza çıkıyor. Yine kilolu kadınlarda ise hem isteksizlik hem de uyarılma ve orgazm güçlüğü çok sık görülüyor. Mesela vücut ağırlığının sadece %10’ununu kaybeden şişman erkeklerin hem sertleşme fonksiyonlarında hem de kolesterol ve kan basıncı değerlerinde iyileşme olduğu gösterildi. 40 yaş altındaki şişman kadınlar 1 yıl düzenli diyet ve egzersiz yaptıklarında cinsel istek ve orgazm kapasitelerinde neredeyse 2 kat artış yaşıyorlar.
Afrodizyak etkili dediğimiz yiyeceklerle ilgili fikrin ne?
Cinsel fonksiyon sorunlarının günümüzde yüzde 70’inden fazlasının organik nedenlerle oluştuğunu biliyoruz. Özellikle seks hormonlarındaki dengesizlik ile cinsel bölge damar ve sinirlerindeki hasar kadında da erkekte de cinsel sorun yaratıyor. Bunun yanında cinsel bilgiler, geçmiş cinsel deneyimler, performans endişesi, ilişki kalitesi, stres gibi faktörler de cinsel sorunlarda etkili. Dolayısıyla ciddi bir cinsel sorunda bu faktörlerin incelenip kişiye özel bir tedavi planının oluşturulması gerek. Bu yapılırken, bir yandan kilo kontrolü bir yandan da afrodizyak besin seçimleri yapılabilir. Soruna göre özel antioksidanlar da kullanılabilir. Cinsel sağlığa iyi gelen besinler aslında kalbe ve beyne de iyi gelen besinler. Omega-3, deniz ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, kan şekerini yavaş yükselten glisemik indeksi düşük ürünler cinsel sağlığa da iyi geliyor. Aşırı tuzlu, şekerli ve sağlıksız yağlarla hazırlanan yiyecekler ise cinsel bölgedeki damarları, kas yapısı olumsuz etkiliyor, pelvik ödem ve toksin birikimine yol açıyor.
Estrogenolit Damlası

CİNSEL SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Estrogenolit Hap

Partnerinizle aynı kafa yapısına sahip olmanız, birçok sorunu aşmanızı sağlar. Hangi filmi izleyeceğinize karar vermeniz 5 saniye sürer, yorgan kimde kavgası yaşanmaz, seks hayatınız da mükemmel olur. Fakat burada biz bir adım daha ileri gidecek ve aranızda libido miktarı ile ilişkili bir sorun olduğunu düşüneceğiz. Ne kadar sıklıkla seks yapmak istiyorsunuz? Partneriniz de sizin kadar istiyor mu? Arada fark olabilir. Bu istenç farkı, büyük sorunlar da yaratabilir. Biz de işin uzmanlarına danıştık ve bu tip bir sorun ile karşılaştığınızda ne yapmanız gerektiğini sorduk.

Sorun: Daha Fazla Seks İsteyen Taraf Sizsiniz

Uzmanlara göre, erkeklerin libidolarının daha yüksek olmasının nedeninin, erkeklerde daha fazla testosteron bulunması olmasıdır. Erkeklerin spontane olarak uyarılmaları, bu açıdan bakıldığında fizyolojik olarak daha mümkün. Küçük şeyler bile bizi baştan çıkarabilir ve uyarılmalara neden olabilir.

Çözüm:

Seks yapmak istediğinizi ona açık açık söyleyin. Bunu direkt dillendirmek size biraz garip mi geliyor? Film izlerken birden söyleyin, aradan çıkarıverin. Seks konuşurken kullandığımız dilin kendisi bile kendi içinde seksi olabilir. Yani, bu işe de bir fantezi gibi bakın. Sabahları onunla seks yapmayı ne kadar sevdiğinizi, bunu daha fazla yaşamak istediğinizi söyleyin. Eğer tepki vermiyorsa, işe biraz duyguları katın ve sizin için seksin ne anlama geldiğini açıklayın. Unutmayın, diyalog her konuda sizi birbirinize bağlayacaktır. Seks de bu konudan bağımsız değil.

Sorun: Daha Fazla Seks İsteyen Taraf O

Yapılan bir çalışmaya göre, erkekler karşı tarafın libidosunu ciddi anlamda küçümsüyorlar. Hatta, karşı tarafın isteksiz olduğunu gördüklerinde, işi başlatmaya da girişmiyorlar. Fakat kadınlar da seks yapmak istiyor. Bunu özgürce ifade edemiyor olabilirler. Dolayısıyla, sundukları ipuçları da kolaylıkla gözden kaçabilir.

Çözüm:

Taleplerini küçümsemeyin. Daha fazla seks isteyen taraf, eğer istekleri karşılanmazsa kendisini kötü hissedebilir; isteği daha az olan taraf da kendisini baskı altında hisseder. Çözüm basit: Ortak bir noktada uzlaşmaya çalışın. Ne kadar seks istediğinizi söyleyin; ondan da aynısını söylemesini isteyin. Ortaya bir zaman çizelgesi bile çıkarabilirsiniz.

Estrogenolit Hap

Aşkın yaşı yok derler, ya cinselliğin yaşı?

Estrogenolit Hap
Aşkın yaşı yok derler, ya cinselliğin yaşı?
Cinselliğin yaşı vardır. Kişiler yeterli cinsel eğitim almışlarsa, bedensel gelişimlerini tamamlamışlarsa ve güvenli cinsel ilişki kurma bilincine ulaşmışlarsa, hem kendisini hem de partnerini cinsel yolla bulaşan hastalıklardan koruyabilme bilincine ulaşmışlarsa, o zaman cinsellik için uygun yaş gelmiş diyebiliriz. Libido kadında 35 yaşına kadar artar, 45 yaşına kadar sabit kalır ve çok ileri yaşlara kadar azalarak da olsa gücünü korumaya devam edebilir. Kadın sağlıklı olduğu sürece yine çok ileri yaşlara kadar orgazm olabilme kabiliyetini korur. Hatta menopoza yaklaşmakta olan bir kadında gebelik oluşma ihtimalinin giderek azalmasıyla birlikte azalan gebe kalma korkusu, çocukların büyümesiyle birlikte ev iş yükünün azalması gibi etkenler kadında bu dönemlerde libidonun artmasına bile neden olabilir. Erkekte ise libido 20–30 yaşlar arasında doruğa çıkmıştır. Erkek de sağlıklı olduğu sürece ileri yaşlara kadar ereksiyon ve orgazm olabilme özelliklerini koruyabilir. Sonuç olarak erkeğin andropoza ve kadının menopoza girdiğinde cinsel yaşamının bittiği doğru değildir. Her iki cins için en uygun ve en ideal yaş 35’dir.Evet, her yaş döneminin ayrı bir güzelliği ve özelliği vardır. Genç yaşımızda yaşadığımız cinselliğin hissettirdiğini ancak o yaş grubunda anlayabiliriz. Cinselliği doğuştan getiririz ama yaşam süreci boyunca onu geliştirmek ya da olduğu yerde bırakmak bize bağlıdır. Yaş ilerledikçe geliştirdiysek daha doyurucu daha haz alıcı bir cinsellik yaşantımız olabilir. Sağlık sorunu yaşanmadığı sürece cinsellik her yaşta yaşanır ve yaşandığı her yaşta da ayrı bir güzellikte ayrı bir tat da verir. Hem erkek hem de kadında libido her ne kadar yaşa bağlı olarak azalma gösterse de, çiftler sağlıklı oldukları sürece çok ileri yaşlara kadar hiçbir tedaviye gereksinim olmadan cinselliklerini yaşamaya devam edebilirler. Ayrıca sağlıklı bir yaşlıda cinselliğin olmadığını ya da olmaması gerektiğini düşünmek, yemek yemenin, uyumanın yaşlılıkta gereksiz olduğunu düşünmek gibidir. İnsan yaşamında yeri olan böyle bir olguyu yaşlılar için yok saymak gerçekçi değildir. Yaşlılıkta cinselliğin boyutları farklıdır. Yaşlılıkta cinsellik, daha çok sarılma, öpüşme, birlikte rahatlama, gevşeme ve haz paylaşma amacına yönelik olarak kişilerin birbirlerine karşı sevgi ve bağlılıklarını ifade etmelerinin bir aracı olabilirSağlıklı bir erişkin 30–40 yaşları arasında haftada ortalama 1–4 kez ilişkide bulunur. Bu sabit bir sıklık değildir. Kişiden kişiye, aynı kişide farklı zamanlarda ilişki sıklığı geçici olarak artabilir veya azalabilir. Yaş ilerledikçe ilişki sıklığında azalma eğilimi gözlenir. Yaşla birlikte sıklık azalmasına rağmen, cinsel arzuyu doğuran kaynağın gücü aynıdır, ancak kaynağın doyurulma ihtiyacı azalır. Yaygın inanışa göre kadınlar ve erkekler belli yaşlardan sonra cinselliğin o kadar önemli olmadığını düşünüyorlar.Yaşlılıkta ortaya çıkabilecek fiziksel ve cinsel sorunlar yumuşaklık, sevecenlik, güven ve tanışıklık sayesinde kolayca aşılabilir. Ortalama 40 yaş farkın olduğu ilişkiler görüyoruz.Cinsellik zihinsel fiziksel ruhsal birliğin sağlandığı süreçtir. Kişiler arasında var olan saygı sevgi güven duygusunun olması ile birlikte iletişim boyutlarının güçlü olması cinsel süreçte alacakları hazzı artırıcı bir etkendir. Ancak biz ülke olarak cinsellikte ne yazık ki yasak günah ve ayıp üçlüsünü geçememekteyiz. Bununla birlikte cinsel mitlerimizin fazlalığı da her yaş grubunda cinselliği doya doya yaşayamamamıza sebep olmaktadır Aslında bakacak olursanız gençlerde bu süreçleri tam olarak yaşayabilmeleri ve uygulayabildiklerini daha az gözlüyoruz. Ancak arada 43 yaş çok fazladır. Hiç sorun olmayacak bir yaş farkı değildir. Ancak cinsellik doğduğumuz andan itibaren başlar ve nefesimiz bizi terk edene kadarda belli, değişken istekler haline sürer. Seks isteği her canlıda vardır ve yaşla alakası olamayan bir durumdur. Kadınları yaşları ilerledikçe cinsellikte daha iyi noktalara geldiği, erkeklerin performansının da düştüğü söylenir. Ama erkekler tam tersini savunur. Hangisi doğru? Aslında her ikisi de doğru olabilir. Kadınlar yaşlandıkça olgunlaşırlar, tıpkı bir şarap gibi. Kendi bedenlerini keşfederler ve bir erkeği nasıl mutlu edeceklerini öğrenirler. Erkekler ise gençken çok isteklidirler, yaşlandıkça istekleri azalır. İsteğin azalması tabiî ki erkekte performans düşüklüğüne yol açabilir ama bu her zaman geçerli olan bir kural değildir. Hem erkek hem de kadında libido her ne kadar yaşa bağlı olarak azalma gösterse de, çiftler sağlıklı oldukları sürece çok ileri yaşlara kadar hiçbir tedaviye gereksinim olmadan cinselliklerini yaşamaya devam edebilirler.
Estrogenolit Hap

İYİ BİR SEKS’İN PÜF NOKTOLARI

Estrogenolit Damla

Dünyanın en eski heyecanlarından birisi olan seks, yaşattığı haz ve salgılattığı onca harika hormon sayesinde bize gençlik, dinçlik, güzellik, dirilik, sağlık ve daha pek çok şey sunuyor. Seks sırasında kalp atışlarımız hızlanıyor, daha sık ve fazla nefes alıyor, vücuda daha fazla oksijen alıyor, kan dolaşımımızı hareketlendiriyor, içimizdeki hayat enerjisinin dönmesini sağlıyoruz. Düzenli seks yapanların stresi yönetme becerisinin, yapmayanlara nazaran daha fazla olduğu belirtiliyor. Seks yapın, sinirleriniz gevşesin, kalbiniz saat gibi çalışsın ve oksijen her bir hücrenize rahatça ulaşsın.Tatlı konuşmalar, yumuşak yastıklar, dinlendirici bir müzik çiftlerin cinsel enerjisini artıracak ideal bir ortamdır. Yemek yedikten sonra sevişmeyin. Sevişmeden önce soğuk içeceklerden, dondurmadan ya da buzdan kaçının. Çükü hazımsızlık veya soğuk yiyecekler cinsel enerjiyi azaltır. Ama yorgun, aç ve kızgınken de cinsel ilişkiden kaçının. Çünkü bu da cinsel enerjinizde dengesizliğe neden olabilir.Sevişmeden yarım saat önde tuvalet ihtiyaçlarınızı giderin. Dolu idrar torbasıyla cinsel ilişkiye girmek sıkıntı vericidir. Aşırı soğuk ya da aşırı sıcak havalarda sevişmek elektromanyetik alanda dengesizliğe yol açabilir. Sevişmeden önce ve sonra çok çalışmayın. Kaslar gevşediğinden enerji toparlamak zorlaşır. Çiftler için cinselliğin korku verici yanları da vardır. Erkeklerin yetersizlik, tatmin edememe, erken boşalma vb. korkuları da vardır. Kadınlarda ise kirletilme, zarar görme, aşağılanma. Cinsellik sevgi ve şefkat dolu dokunuşlarla kombine edilince korkutucu olmaktan çıkar. Bu nedenle cinsel mutluluğun sırrı çiftlerin birbirini çok iyi tanımalarında yatar. Partnerinin vücudunu iyi tanımak için göz kapakları, dudaklar, yüz, göğüs bölgesi, eller, kalça, bacaklardan ayak parmaklarına kadar cinsel haz alarak ve cinsel haz vererek sevgiyle dokunmak şarttır. Böylece partnerinizin gizemini dokundukça keşfedecek, karşınıza çıkacak yeni duygular hoşunuza gidecek ve her ikiniz de oldukça heyecanlı ve zevkli anlar yaşayacaksınız.Daha da uzun, duyarlı ve keyifli bir cinsellik yaşamak, erkeklerde boşalmanın denetim altına alınması, kadınlarda ise daha kolay orgazma ulaşılması için son derece gerekli olan ön sevişme, cinsellikten alınan hazzın arttırılması ve cinsel uyumsuzlukların daha az görülmesi için de gereklidir. Bu nedenle ön sevişmeye yeteri kadar zaman ayıran çiftler sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşama sahip olurlar.
Estrogenolit Damla

EN SIK GÖRÜLEN FETİŞLER

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

Yapılan çalışmaların sonucunda, fetişizmin kadınlara nazaran erkeklerde daha sık görüldüğü sonucuna ulaşılmıştır. İşte en sık görülen fetişler;

Cinsel Rol Yapma

Burada iki veya daha fazla kişinin cinsel içerikli bir senaryoyu çeşitli rollerde doğaçlama olarak oynaması söz konusu. Herhangi bir cinsel fanteziyi kapsayabiliyor. Çiftler belirli bir yer, mekan, kostüm ve benzeri dekorlar kullanarak ve rol yaparak bu fanteziyi gerçekleştirebilirler. Örneğin, yaramazlık yapan hemşire veya hizmetkar rolü oldukça yaygındır.

Naylon, Lateks ve Deri

Bu fetişte kişi kendisinin veya partnerinin giymiş olduğu naylon, lateks veya deri kıyafetten zevk alıyor. Daracık olan kumaş aslında cinsel açıdan bağlama ile eşdeğer tutuluyor. Kimisi içinse bu kumaşların kokusu cezbedici oluyor ve uyarılmaya da yol açabiliyor. Örneğin kişi partnerine kedi kadın kıyafeti ayarında deri bir tulum giydirebiliyor.

Röntgencilik ve Teşhircilik

Yapılan çalışmalarda her üç kişiden birinin seks izlemekten veya kendisini sergilemekten hoşlandığı tespit edildi. Yine yapılan çalışmalarda erkeklerin %12’si ve kadınlara %4’ünün canlı cinsel aktivite izledikleri saptandı. Bu da yetişkin eğlence sektörünün yani porno sektörünün müşteri profilinin yüzde 80’inin erkek olması ile destekleniyor. İçimizde az da olsa teşhircilik hissi vardır. Örneğin denize plaja gittiğimizde bikini ve mayo ile kendimizi ortaya koyuyoruz. Dikkat çekmeyi seviyoruz. Bu fetişte “yakalanma riski” olduğundan dolayı adrenalin dozu yüksek ve de dolayısıyla arzu, istek ve hormonlarla karışınca bağımlılık yaratabilen bir eşleşme söz konusu olabiliyor.

Popoya Vurmak

İnsanlar niçin popolarına vurulduğunda zevk alır? Bu sadece hissedilen acı ile örtüşmez. Aslında poponun baldırla buluştuğu nokta erojen bölge olarak kabul ediliyor ve doğru miktarda baskı ve sıklıkla yapıldığında birçok insan için uyarıcı olabiliyor. Aslında hedef kesinlikle tahrik etmek…

Ayaklara Tapmak

Ayak fetişleri oldukça yaygın. Hatta vücutta cinsel olmayan vücut parçaları ile cinsel olmayan nesneler arasında da en yaygın fetiştir. Ayak fetişlerinin yüzde 90’ı da erkek… Bu, ayakkabı, çorap veya naylon çorapları da kapsayabilir. Beynimizdeki farklı zevk merkezlerinin nasıl çalıştığı ile alakalı bir durum. Ayaklarla ilgili takıntılarımız bebekken başlıyor. Bebekler ayak parmaklarını ağızlarının içine sokmaya bayılıyor ama tabii ki vücutlarını keşfetmekle meşgul oldukları için bu onlar açısından doğal bir davranış.

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

TENSEL UYUM NEDİR?

Estrogenolit Hap
TENSEL UYUM NEDİR?

Çiftlerin birbirlerine dokunduklarında oluşan elektrik tensel uyumun ta kendisidir. Tensel uyumu iyi olan çiftlerde cinsel yaşam çok daha mutlu yaşanmakta ve eşlerin birbirlerine olan sadakati ömür boyu sürmektedir. Cinsellik mutlu birliktelikler için her iki tarafın da aradığı bir aktivitedir. Mutlu bir cinsel yaşam da tensel uyumdan geçmektedir. Birbirine dokunduğunda heyecanlanmayan ve birbirlerini istemeyen çiftlerin birlikteliklerinin uzun ömürlü olması beklenemez.Partnerinize dokunmaktan büyük bir keyif alıyor ve birbirinizden zor kopuyorsanız tensel uyumunuz iyi demektir. Mutlu ve sağlıklı bir cinsel yaşam için tensel uyum gereklidir. Vücudun salgıladığı feromon hormonu tensel uyumda önemli rol oynar. Aşkın kokusu adı da verilen feromonlar kişinin ruh halini ve davranışlarını değiştirmektedir. Tensel uyuşmazlıkta ise çiftler aynı cinsel istek düzeyinde olmayıp birbirlerine dokunduklarında heyecanlanmazlar. Gerçek aşkın ve sevginin yaşandığı ilişkilerde tense uyumsuzluk genelde yaşanmamaktadır. Tensel uyumu mükemmel olan çiftler se artık birbirlerini sevmeseler de birbirlerinden kopamazlar.Birbirini görmeden yapamama, sürekli yanında olma isteği, dokunuşlara karşı koyamama, onsuz bir hayat düşünememe, cinsel olarak asla başka birini istememe ve daha birçok duyulan hissin altında tensel uyum yatmaktadır. Hava ile birlikte alınan ve beyne kadar giderek ten haberleşmesini sağlayan feromon hormonları herkeste farklı etki yaratmaktadır. Tıbben yumurtlama döneminde erkek tarafından kadında hissedilen feromon hormonlarının erkeklere çok çekici geldiği gözlemlenmiştir.Toplumda bazı yanlış inanışlar var. “Birbirini seven, iyi anlaşan çiftlerin cinsel yaşamları da iyidir” diye düşünmek yanlış bir inanış, evlilik uyumunun iyi olması eşlerin cinsel sorun yaşamalarına engel değildir. “Cinsel yaşam iyi ise evlilik iyi gider” demek de yanlıştır.Kişinin cinsel yaşamı biyolojik yapısından, yaşam koşullarından, içinde yetiştiği ve yaşadığı kültürel çevreden etkilenir. Bu nedenle de sorunsuz, uyumlu bir cinsel yaşam için neyin gerekli olduğunu, cinsellikte neyin normal neyin ise anormal olduğunu söylemek oldukça zordur. Eşlerin cinsel yaşamında olması veya olmaması gerekenler iki kişinin beklentisine bağlıdır diyebiliriz. Bu beklentilerin anlaşılması için eşler arasında açık bir iletişim olması gerekir. Beklentilerin anlaşılması ve ortak bir noktada buluşulması hemen olmaz, evlilikte cinsel uyum zaman alır ve çaba gerektirir.Evliliğin bütününün sağlıklı olması için hem eşler arasındaki iletişimin hem de cinselliğin sorunsuz gitmesi gerekir ve her iki alandaki sorunlar da birbirini etkiler. Araştırmalar cinsel işlev bozuklukları ve evlilik sorunlarının çoğunlukla bir arada görüldüğünü ortaya koyuyor. Ancak öncelik sırası farklı olabiliyor, yani bazen evliliğin başka alanlarındaki sorunlar cinsel uyumu etkiliyor, örneğin parasal konulardaki sıkıntılar veya iletişimsel çatışmalar cinsel ilgi ve isteğin azalmasına sebep olabiliyor. Bazen de cinsellikteki sorunlar evlilik uyumunu bozuyor.
Estrogenolit Hap

Kadınları Zevke Getirmenin Yolları

Estrogenolit Hap
Kadınları Zevke Getirmenin Yolları
Sevişme sırasında söylenilecek doğru sözler, üzerinde fazla düşünülmeden kendiliğinden akla gelen sözler olmalı. Bunun dışında önemli olan bir diğer nokta da, gerçeklerden uzaklaşarak fanteziye yer verilmesi ve bunu yaparken yanlış anlaşılmaktan korkulmaması, bu konudaki şüphelerin ortadan kaldırılmasıdır.O halde siz de olayı akışına bırakın ve ne düşünüyorsanız, ne hissediyorsanız, partnerinize onu söyleyin. İlk anda aklınıza hemen bir şeyler gelmeyebilir. O halde birkaç örnek verebiliriz,Bunlar sahiplenilme duygusunu yansıtan sözlerdir: “Seninim”, “Bana sahip ol”, “Bana istediğini yapabilirsin” gibi cümleler, kadınlar tarafından sevişme sırasında söylendiğinde, hemen hemen tüm erkekleri uyarır. Peki, ama bunun sebebi ne olabilir?Bu gibi sözler erkekte sahiplik duygusunu alevlendirir ve erkek kendini daha güçlü hisseder. Bir başka deyişle, kendini “daha erkek” hisseder. Bundan dolayı erkek genelde buna büyük bir istekle karşılık verir ve sahip olma duygusunu ortaya koyar. Genellikle, erkekler erotizmde kadınlara oranla daha agresif bir dil kullanırlar. Ama bunun olumsuz bir sonucuna rastlanmamıştır. Aksine, erkeklerin böyle bir dil kullanması sonucunda çoğu kadının bu tür bir yaklaşımdan hoşnut kaldığı gözlenmiştir. Artık erotizmin dili devreye girmiştir. Kadının sözleri erkeği heyecanlandırır ve harekete geçirir. Buna karşılık kadın da aynı şekilde erkeğin konuşmaları sayesinde heyecanlanır. Bu şekilde, çiftler farkında olmadan birbirine en derin duygularını ifade eder, içlerindeki duyguları kontrolsüzce ortaya koyarlar. Hatta konuşarak sevişmeleri sayesinde tam anlamıyla birliktelik sağlandığını da fark ederler.Duygularınızı ifade edin
Kullanılan çoğu kelime ve sarf edilen birçok söz, erotizmi harekete geçirici olabilir. Önemli olan, partnerinizin duyarlılığını olumsuz yönde etkilememek için bu tür sözlerin düzeyli bir şekilde ve yerli yerinde kullanılmasıdır. Örneğin, sizin ağzınızdan çıkan bir cümle partnerinizi sessizliğe itiyorsa ya da gözlerini yuvalarından fırlatıyorsa, hatta nefes alışını bile farklı bir hale sokuyorsa, hemen konuyu değiştirin.Bu gibi tepkiler, sözlerinizin bir şekilde onu rahatsız ettiği anlamına gelir. Bu yüzden partneriniz kendini kontrolü kaybolmuş hissedebilir ve yeniden kontrolü ele almak uğruna ilişkinin seyri değişebilir. Bunun aksi de söz konusu olabilir. Söyledikleriniz onun hoşuna gittiği takdirde davranışları daha yumuşak, kullandığı kelimeler daha yoğun ve etkileyici olabilir.Eğer birlikte olan çift her konuda açık konuşabiliyorsa, cinsellik konusunda da akla gelen her türlü isteği ve düşünceyi özgürce ifade edebilirler. Bunun için süslü kelimeler aramaya hiç gerek yoktur, istenen ve beklenen davranış en doğal ve açık haliyle ifade edilir. Bu şekilde partnerden beklenenler tamamen aktarılmış olur ve ortada herhangi bir şekilde yanlış anlamaya rastlanmaz. Peki bu tür davranışlar erkekler üzerinde ne gibi etkiler sağlar? Bu gibi durumlarda erkekler genellikle kendilerini uyarılmış hissederler. Akıllarından geçen düşünceler ise “Böyle konuşuyor, çünkü ben onun kontrolünü kaybetmesini sağladım” yönündedir. Birçok kadın için bu tür konuşmalar yapmak yadırganan bir durum olarak karşılanabilir. Hatta bu şekilde davranmak zor gelebilir, yani kadın ne hissettiğini kolayca kelimelere dökemeyebilir. Tabii ki hiç kimse kimseyi sevişme sırasında konuşmaya zorlayamaz. Ama en azından partnerinizin sizi etkileyen bir sözüne sakince ve yumuşakça karşılık verebilirsiniz.Konuşmaktan hoşlanmıyorsanız hareketlerinizle ne hissettiğinizi belirtebilirsiniz. Mimikleriniz bu konuda size yardımcı olabilir.
Estrogenolit Hap

Sakınmanız Gereken Erkekler

Estrogenolit Hap
Sakınmanız Gereken Erkekler

SORUMSUZLAR: Randevularına geç kalan, aramalarınızı saatler sonra fark eden, annesinin doğum gününü unutan bir adamdan sizde hayır bekleyemezsiniz değil mi? Uzun vadede sürekli ihmal edildiğinizi düşündürüp, hep bir şeylerin eksik olduğunu hissettirecek bu adamdan hızla uzaklaş malısınız.
YALANCILAR: Bazı erkekler nefes alır gibi yalan söyler. Öyle sıradan bir şeydir onlar için. Bu nedenle de çok fazla yakalanırlar. Size çok rahat açılabileceği konularda, anlamsız yere yalanlar söylediğini fark ettiyseniz, o adamdan hızla uzaklaşın. Küçük masum yalanlar bile zamanla çok zarar verici hallere gelecektir.
MAÇOLAR: Hafif maçoluğu muhtemelen siz de seviyorsunuzdur. Erkeksi gelir, hoşunuza gider ve onu kendine aşık etmek istersin. Ancak sizin hayatınızı yönetmeye başlamasına hazır mısınız? Bu adamın maçoluğuna boyun eğdiğiniz sürece yaşamınız, arkadaşlarınız, sosyal çevreniz, her şeyiniz onun kurallarına göre yeniden düzenlenecek. Bunu kabul ediyorsanız hiç durmayın. Hayatınızın iplerini elinizden bırakmak istemiyorsanız, hızla uzaklaşın.
KISKANÇLAR: Hangimiz biraz kıskanç değilizdir ki? Ama bir sınırı vardır. Kıyafetinize, saç renginize, makyajınıza, kiminle görüşüp kiminle görüşmeyeceğinize karar vermeye başladıysa orada bir dur demeniz gerekir. Çünkü bunun adı kıskançlık değil düpedüz güvensizlik ve saygısızlıktır. Sizin hayatınıza saygı göstermeyi reddediyorsa, ondan hızla uzaklaşın.
ÇAPKINLAR: Yanınızda gelen gizemli mesajlar, ona ulaşamadığınız ve içinize sinmeyen bahanelerle açıklanan saatler. Bir kadındaki içgüdü kimselerde yoktur. Bu nedenle içgüdülerinize güvenmek zorundasınız. Başka biri olduğunu hissediyorsanız, ispat edilmesini beklemeyin, kesin vardır. İhaneti bir kez yapan erkek bunu mutlaka tekrarlayacaktır. Hayatınızı onun peşinden koşarak mı geçirmek istiyorsunuz? Bence yanından hızla uzaklaşın.
TEMBELLER: İşsizlik kader değildir. Hepimiz hayatının bir döneminde işsiz kalabiliriz, bu olmayacak bir şey değil. Ancak bazı adamlar vardır, buldukları işleri beğenmez ve ailesinden geçinmeyi meslek haline getirmişlerdir. Çalışmaya başlasa iki gün sonra bir mazeret bulup ayrılacaktır. ‘Olsun, evde otursun ben hayatım boyunca ona bakarım’ diyorsanız, siz bilirsiniz. Yok, çekemem diyorsanız, hızla uzaklaşın.

Estrogenolit Hap

Seksten Önce Asla Yenmemesi Gerekenler Listesi!!!

Estrogenolit Hap

Bir sonraki randevunuza çıkmadan önce, istenmeyen durumları ve şişkinliği önlemek için bazı menü seçeneklerinden uzak durmanız gerekiyor.

Brunch buluşmalarında

Simit: Söz konusu ekmek grubu gıdalar olduğunda, simit, yiyebileceğiniz en yoğun yiyeceklerdendir. Bilhassa yağlı peynirle tüketildiğinde, vücudunuz bu yağ ve protein deposunu sindirme mücadelesi vermeye başlar ve sonuç olarak saatler boyu süren şişkinlik görülür.

Kahvaltılık etler: En basit şekilde söylemek gerekirse, sosis, salam benzeri kahvaltılık etler yağlıdır. Mide yanması ve sindirim sistemi rahatsızlıkları konusunda en büyük risk teşkil eden gıdalardır bunlar.

Espresso: Günlük tüketiminize, vücudunuzun kafeini işleyişine ve içtiğiniz kahvenin sertliğine bağlı olarak, ishal gibi sindirim sorunlarını tetikleyebilir. Yerine kahveden daha az kafein içeren çay tüketebilirsiniz.

Akşam yemeği buluşmalarında

Biftek:  Kırmızı etle ilişkili olan gazlar, kolonda üretilen kimyasallar sebebiyle daha keskin kokuludur. Yerine balık ya da tavuk eti yiyin, indirimleri daha kolaydır.

Brokoli / Karnabahar / Brüksel lahanası: Bu sebzeleri direkt gaz deposu olarak görün. Dikkatli olun. Yerlerine salatalık yeşillikler, domates, mantar, dolmalık biber, salatalık tüketin – bunlar daha güvenlidir.

Sinema Randevusu

Sakız: Sakız, birçok insanın özümsemede güçlük çektiği früktoz içerirken şekersiz olanlar ise sorbitol ile tatlandırılırlar, insan vücudunun özümseyemediği bir şeker alkolü. Burada, bağırsak bakterileri gaz üretimini ve çıkarımını başlatırlar. Sakız yerine yağsız patlamış mısır tercih etmek mantıklıdır.

İçmeye gittiğinizde

Bira: O bira baloncuklarının nereye gittiklerini biliyorsunuz, değil mi? Midenize. Ve oraya giren, bir şekilde çıkmak zorunda. Şişkinlik ve gaz kabus olmalı, bira yerine şarap tercih edebilirsiniz.

Votka soda/Cin tonik: Gazlı karışımlardan uzak durma gerekliliğinin sebebini açıklamaya gerek yok herhalde. Bu içkilerin yerine martini ya da herhangi bir likör türü içebilirsiniz.

Tatlı yemeye gittiğinizde

Diyabetik dondurma: Laktoz tüketiminin yarattığı bariz sıkıntının yanı sıra (hassasiyet ya da alerji gibi), şekersiz sütlü tatlıların çoğu sorbitol ya da manitol gibi yapay tatlandırıcılar içeriyor. Ve tüm bunlar gaz sorununu beraberinde getiriyor.

Estrogenolit Hap

ORTA ÇAĞ’DA CİNSEL HAYAT PART 2

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap
DİLDO KULLANIMI
Kilisenin tüm yasaklarına karşı, uzun süren savaşlar dolayısıyla eşlerine kavuşamayan kadınların sıklıkla başvurduğu yollardan birisiydi dildo kullanımı.
Ancak cinselliğin her türlü suni yoluna soğuk bakan kilise, dildo kullanımı için de aynı şeyi düşünmekteydi.Kilise kayıtlarına dayanarak dildo kullanan kadınlara 5 sene pişman olma ödeme cezası ve kefaret verildiğini bilmekteyiz.
PENİSİ BÜYÜK GÖSTEREN KIYAFETLER
Orta Çağ Avrupası’nda moda olan bu uygulama cinsel organı olduğundan daha büyük göstermeyi amaçlamakta ve bu doğrultuda, iç çamaşırların ön kısmına takılan torbamsı kılıfın içine,talaş,kumaş benzeri malzemeler doldurularak daha büyük bir penis izlenimi oluşturulmaktaydı.
HAYIT TOHUMU
Günümüzde kadınların stres ve OKS kullanımına bağlı gelişen regl düzensizlikleri dolayısıyla başvurduğu bir yol olan hayıt tohumu, libidolarını dinginleştirmek isteyenOrta Çağ rahipleri nezdinde önemli bir yere sahipti.
BEKARET KEMERLERİ
Orta Çağ’da Cinsel Hayat denilince akla gelen şeylerin başındadır bekaret kemerleri.Genel olarak savaşa giden erkeklerin eşlerine giydirdiği bir önleyici olarak karşımıza çıkan bu eşyanın kimi versiyonları, mastürbasyon yapmayı dahi engelleyecek yapıya sahiptir.Kemerleri bedenlerinde taşıyan kadınların en korktuğu şey ise, eşlerinin savaşta ölmesi veya anahtarların kaybolması olmuştur.Bazı arkeolojik kazılarda günyüzüne çıkartılan, kemerin takılı olduğu haldeki iskeletlere dayanarak bunu rahatlıkla söyleyebilmekteyiz.
ADAM OTU
Geniş yapraklı, mor çicekli, sarımtırak meyvelere sahip olan bodur bir nebattır adam otu ( Adem otu, İnsan otu, Mandragora Officinarum ).Bu bitkiyi diğerlerinden farklı kılan özellik, afrodizyak ham maddesi ve büyücülük için kullanılmasıdır.
Tarihi metinlerde “şeytan mumu, şeytan meyvesi ” olarak da adlandırılan gizemli bitkinin etrafına ateşler saçtığı, adeta bir yıldız misali ufukta süreki parıldadığı yönünde anlatımlar yer almaktadır.Bahsi geçen ifadeleri tam anlamıyla efsane olarak nitelendirmek yerinde olmaz; çünkü sıcak Akdeniz ikliminin hakim olduğu bölgelerde yetişen adam otu, ateşböceklerinin toplanmayı tercih ettiği üzerinde yegane bitkilerdendir.
Onu bu denli özel yapan şey ise pek tabii afrodizyak etkisi ile beraber uyuşturucu etkisi de meydana getirmesi idi.Sonbaharda çıkartılması uygun görülen adam otunun kökleri güneş ışığında kurutulduktan sonra bıçak benzeri bir alet yardımıyla kazınır, sonrasında arzu edilen bir sıvı içine karıştırılarak belli dozlarda kullanılırdı.
Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap